Dürrü (Dürrî) Turan kendi tanburuyla Hüseyni taksim yapıyor
1885 yılında İstanbul’da Fatih’in ”Eski Ali Paşa”semtinde , büyükbabası olan maliye muhasebecisi Haşmet Efendi’nin konağında dünyaya gelen Dürrü (Dürrî) Turan ; dayısı Esat Bey’in evinde toplanan müzisyenlerin yaptıkları klasik fasılları dinleyerek ilk müzik zevkine erişti.
Müzik seceresi olarak:
Anne tarafından; Hamamizade İsmail Dede Efendi’nin damadı olan hanende Ahmet Dürrü (Dürrî) Beyefendi’ye ,baba tarafından ise ; Buzürk makamının mucidi olan Kemani ve Tanburi Sadık Ağa’nın torunu olarak müzik köklerine bağlanan Dürrü (Dürrî) Turan Sultan I.Mahmut döneminin sonlarında ilk müzik yayınlarını başlatan Şeyhülislam Ataullah Beyefendi’nin de ileri kuşaklarda küçük yeğeninin torunun oğlu olmaktadır.
1902 de ; akrabası olan ressam müzisyen Dr.Hikmet Beyefendi’yle bazı müzik eserlerini çalışarak kabiliyetini geliştirmeye başladı.
Mercan İdadisi’nde 2.sınıftayken , Hacı Arif Bey’in değerli talebelerinden Mustafa Servet Bey’in takdirini kazanarak 600′den fazla eseri çalışma imkanı buldu.
1905′de Darülfünun Edebiyat Fakültesi’ndeyken Kenan Bey’den ilk tanbur derslerini aldı.
Bu arada Beykoz’da ikâmet eden Dürrü (Dürrî) Turan buraya süvari yüzbaşısı olarak gelen Ressam Tahsin Bey ve meşhur Tanburi Cemil Bey’den uzun zaman faydalı dersler aldı.Bu derslere Hafız Ahmet Irsoy Ve Rauf Yekta Bey’den aldığı dersleride ilave edip müzik bilgisini geliştirdi.Çalışmalarını ihmal etmeyerek pek çok takdir gördü,beğeniler toplayarak şöhret oldu.
“Türk Halk Musîkisi” derleme çalışmalarını Darülelhan grubuyla birlikte ilk başlatanlardandır.Şöyle ki:
İstanbul’a 1916 yılında “Darülelhan İstanbul Belediye Konservatuarı”kuruluşu ile birlikte ilk derleme çalışmaları burada başlar.Fonograf icad edildikten sonra konservatuara bir fonograf getirtilir,akabinde (1927) hemen Anadolu’ya geziler düzenlenir.Dört tane araştırma gezisi yapılır.Derlenen 850 türkü fonografla yazılarak 14 defter halinde yayınlanır.
Dürrü (Dürrî) Turan bu gezilerin birincisinde yer almıştır,Urfa,Niğde,Kayseri,Sivas…Kendisiyle birlikte Rauf Yekta ve Yusuf ziya Bey’de yeralmışlardır.Bu gezi 50 gün sürmüştür,250 parça derlenmiştir,Milli Kütüphane ve Devlet Konservatuarı’nda mevcuttur.
Dürrü (Dürrî) Turan,halk şarkılarını yerlerinden toplayıp karakterlerini mümkün olduğu kadar koruyarak konservatuarda bazı sanatkârlarla çalışıp söyleyerek plaklara geçirmiştir.
Böylece Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1934 yılında yaptığı konuşmasında, istediği halk müziği derlemeleri için yapılacak gezilerden çok daha önce Darülelhan Grubu ve Dürrü (Dürrî) Turan’la başlamış oldu.
1927′de kurulan radyo istasyonunda yapılan müzik yayınları programlarında yer alan ilk sanatçılardandır.